Etsiz Pişmemiş Köfte – “kimsecikler bana ilişmesin…”


İhmalkâr bir blogger olarak yiyecek blog tarihinde yerimi alır mıyım bilmiyorum, fakat süre ayırmam ihtiyaç duyulan dokuz taraktaki dokuz yüz bez düşünülecek olursa en azından kendi kendimi affetme ihtimalim artabilir. Bu uzun girizgâh cümlesinin özeti; süre sıkıntısı çekiyordum, çekiyorum, çekeceğim. Saatler, dakikalar bana yetmiyor. Bir günü üç gün şeklinde yaşamaktan yorgun düşüyorum. Sonrasında bir an geliyor, “kimsecikler bana ilişmesin, birazcık mutfakta olacağım” diyorum ve sanki herşeye büyülü bir mola vermiş oluyorum. Biliyorum, gün gelecek, bu molalarımı özleyeceğim.

Geçmişi devamlı özleyen biri olarak, her ne kadar “yeni”ye hep açık olsam da geçmiş, gitmişe olan hasretim asla bitmez. “O günleri” ararım, sorarım, belleğimde bulurum, yad ederim, arada gider gelirim geçmişte bir bölgelere, sonrasında herşeyi eski yerine koyar, paketler, kapakları kapatırım, yine buluşuncaya kadar gizli saklı kapıları örterim. Bugün de geçmişte bir yerlerde kalmış bir lezzetle ve onun bana getirmiş olduğu anılarla buluştum. Son olarak ne süre yediğimi hayal meyal hatırladığım, iyi ve temiz yapıldığında etlisinin makbul olduğu, fakat etsizinin de pekala damak çatlatan bir lezzete haiz olduğu, hele de acı lezzetleri sevenlerin bayılmış olduğu pişmemiş köfte. Ailecek tek favorimiz olan Ankara-Konya yolundaki kebap restoranı Hacı Baba’daki aile yiyeceklerini hatırlatan, daha oldukça özleten pişmemiş köfte. Hiçbir pişirme işleminden geçmeden ellerinizin altında lezzete kavuşan bulgurun en garip hallerinden önde gelen pişmemiş köfte. Nerdeeee bizim bölgesel biber salçalarımız diye diye yaptığım pişmemiş köfte:))

IMG_0091.JPG

Malzemeler:
– 3 su bardağı ince bulgur (en incesi olsun mümkünse)
– 2 orta boy kuru soğan
– 3 diş sarımsak
– 2 çorba kaşığı domates salçası
– 3 çorba kaşığı acı biber salçası
– 1 çorba kaşığı tatlı biber salçası
– 3 çorba kaşığı zeytinyağı
– bir demet maydanoz
– tuz
– karabiber
– pulbiber
– isot
– 2-3 minik çay bardağı el yakmayacak kadar sıcak su

Yapılışı:
Geniş bir yoğurma kabına bulguru koyalım. Üstüne soğan ve sarımsağı rendeleyelim. Salçaları ve zeytinyağını ekleyelim. Tuzu ve baharatlarını da ekleyip yoğurmaya başlamış olalım. Yoğurma işleminin püf noktası, suyu lüzumlu oldukça, azca miktarlarda eklemek. Yoğurdukça bulgur birbirine yapışmaz hale erişince suya gereksinim bulunduğunu görmüş olacaksınız. Hedefimiz, elimizin friksiyon hareketiyle baharatların ve salçanın lezzetini ve doğru miktarlardaki suyu birleştirerek bulguru “pişirmek”. Kıvamı ne oldukça yapış yapış, ne de oldukça kuru olmalı. Arada küçük parçalar alarak tadına bakıp daha ne kadar yoğurmanız gerektiğine karar verebilirsiniz. Esasen küçük parçalarla tadına bakmak yerine benim şeklinde yemeğe başlarsanız bilin ki pişmemiş köfteniz olmuştur:) İyice yıkadığınız ve ayıkladığınız maydanozu ince kıyıp köfte harcımıza ekleyelim. Birazcık karıştırıp avcumuzun içinde sıkıp servis tabağına döşeyelim. Marul ve limon, pişmemiş köfteye oldukça yakışıyor. Afiyetle yiyin.



Source link

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir